Biz, çocukların cinsel istismarına karşı savaş veren bir grup gönüllüyüz. Kendimizce edindiğimiz bilgilerle, toplumda bu konu hakkında bir bilinçlendirme yaratmayı hedefliyoruz. Amacımız, annelerin ve babaların konu hakkında bilgilendirilmesi ve yeni neslin daha sağlıklı ve güven içinde büyümesidir.

Monday, March 12, 2007

ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM






Anne baba olacak kişilere verilen ilk tepki genelde Aaaa! Kutlarım. Cinsiyeti ne? İlk merak edilen cinsiyet olur. Aslında çocuğun cinsiyeti daha doğmadan çocuk ve ailesi için büyük önem taşır. Çocuğun cinsiyeti ailenin beklentilerini tam olarak şekillendirir. Çocuklar cinsiyetlerine göre bu beklenen özellikler doğrultusunda küçük yaşlardan itibaren yetişirler.

Çocuk iki yaşından itibaren kendi cinsel kimliğini farkeder ve bu doğrultuda davranışlar göstermeye başlar. Ailesi de çocuğun cinsiyetine göre davranışları destekler ya da rededer. Örneğin aile kız çocuğu öfkelendiğinde ya da bağırdığında “ne bağırıyorsun erkek fatma” gibi isim takıp çocuğun davranışını redederken veya cezalandırırken aynı davranışı erkek çocuk gösterdiğinde kabul eder. Tekrarlaması için destekler. Yani anne babalar cinsiyete bağlı olarak, beklentileri doğrultusunda çocuğun cinsiyetle ilgili davranışlarını şekillendirir.

Çocuğun cinsiyetine uygun roller geliştirmesinde anne babasıyla olan ilişkisi ve onları örnek almasıda rol oynar. Erkek çocuklar babalarını model alır ve onlar gibi davranmaya çalışırken, kız çocukları anneleri gibi davranmaya özen gösterirler bu durumu çocukların oyunlarda aldıkları rolleri gözlemleyerekte farkedebiliriz. Bu durumda model olan anne veya babanın çocukla kuracağı ilişki önemli bir yere sahiptir. Çok otoriter davranan anne ya da baba çocuğun kendisini model almasını farketmeden engelleyebilir.

Anne babalar çoğunlukla çocukların cinsel gelişimi ve bu konuda gösterdikleri davranışlar ve sordukları sorular kendilerini çaresiz ve zor durumda hissedebilirler. Bir bebeğin veya çocuğun cinselliğinden bahsetmek bazen bizlere garip gelebilir. Konuya yetişkin gözüyle yaklaştığımız ve çocuğun cinsel eğitimini, üreme bilgisi olarak düşündüğümüz için zorlanabiliriz. Hatta bu kadar küçük çocuğun cinsellikle ne ilgisi olabilir diye düşünebiliriz. Ancak çocuklarda bahsedilen cinsellik kavramı büyüklerdeki ya da ergenlerdeki gibi bir cinsellik değildir, daha sonra gelişecek olan cinselliğin kökleridir.

Çocukta farkedilen ilk cinsel ilgiler, tüm çevresini kapsayan merak sonucu oluşur. Genel olarak çevreye duyduğu merak ve cinsel merak birbirine karışır. Çocuğun cinsel konulardaki merakı, yaşı gereği duyduğu diğer meraklar gibi yerinde ve sağlıklıdır. Bu merak çevresini ve dünyayı tanıma, öğrenme ihtiyacından doğar. Çocuk için “ben nasıl doğdum sorusu” ile “Bulutlar neden beyaz” sorusu arasında hiçbir fark olmadığı aileler tarafından unutulmamalıdır.

Soruları cevaplamak, cinsel eğitimin en can alıcı noktalarından biridir diyebiliriz.

Çocuklar yaşlarına göre farklı farklı sorular sorarlar. 2 ila 4 yaş arası olan çocuklar Benim neden pipim yok?, Niçin kızların pipisi olmaz?, Ben nasıl doğdum? Niçin büyüklerin tüyleri var benim yok?, Senin neden memelerin var? Gibi sorular sorarken 5-8 yaş arası olan çocuklar Anneler tek başına bebek yaparlar mı? Annelerin karnı neden şişer? Babalar neden doğum yapmazlar? Kızlar neden sünnet olmuyor? Gibi sorular sorabilirler. Bu tür soruların gelişimin bir parçası olduğunu hiçbir zaman unutmamamız ve bu sürecin onun eğitiminin bir parçası olduğunu düşünerek cevaplamamız gerekir.

Çocuklarımızın cinsellikle ilgili sorduğu sorular mutlaka cevaplanmalıdır. Cinsellikle ilgili soruları cevaplamak çocukların cinsel açıdan erken gelişmesine yol açmaz. Sorularına cevap bulamayan çocuklar meraklarını yenmek için yanlış yerlerde veya kişilerde yanıt arayabilirler. Anne babalar bu sorulara kendileri cevap verdiklerinde, çocuğun cinsellik hakkında ki bilgi düzeyini öğrenmiş olacak ve onun için güvenli bir ortamı sağlamış olacaklardır. Bu tür konuşmalarda özellikle çocuğun yaşına uygun olmayan bir takım argo kelimelerin veya fazla bilginin olup olmadığını kontrol etme fırsatı doğacaktır. Çocuğumuz kaynağını bilmediğimiz ve yaşının daha üstünde cinsel bilgilere sahipse mutlaka bu bilginin kaynağını araştırmamız lazım. Bir cinsel istismar söz konusu olabilir.

Çocuklar cinsellikle ilgili sorular sorduğunda aileler kızarıp, sıkılmamalı ve ve çocukların sordukları sorulara doğru yanıtlar vermelidir. Çocukların sorularını cevaplarken cinsel organların gerçek isimlerini kullanmalıdır (penis, vajina gibi).

Çocukların sorduklarına sordukları kadar cevap verilmelidir. Eğer daha fazlasını merak ederse o size tekrar gelip soracaktır. Fazla açıklamalar çocuğun kafasını karıştırmaktan başka işe yaramaz.

Çocuğun Cinsel gelişiminde önemli bir noktada , çocuğumuzu cinsel istismara karşı kendini koruması için bilgilendirilmesidir. Bunun içinde çocukların 5 yaşından itibaren bilgilendirilmesi yararlı olur.
Bu konuda çocuğu bilgilendirirken “Bu vücut senin, senin iznin olmadan kimse dokunamaz, dokunmaya hakkı yoktur. Birisi senin cinsel organına bakmak istediğinde, dokunmaya çalıştığında, onun cinsel organına bakmanı veya dokunmanı istediğinde veya sana normal gelmeyen bir şekilde seni sevip okşamaya çalıştığında ona hayır, bana dokunmanı istemiyorum de. Eğer söylemene rağmen durduramıyorsan bağır ve en yakınındaki kişiden yardım iste. Okulda isen öğretmeninden, evde ise benden ve annenden, bizler yoksakta herhangi bir kişiden yardım isteyebilirsin. Sana dokunmasına engel olamazsan, senden güçlü bir olabilir, bu kesinlikle senin suçun değil. Utanılacak ve gizlenecek bir şey yok, Gel ve lütfen bana veya annene anlat, eğer bu kişi sana kimseye söyleme diyerek seni tehdit ederse de korkma ve gel söyle.” gibi bir açıklama yapabiliriz. Bu açıklamayı yaparken sakin olmaya, sert olmamaya, konuşmaya açık olduğumuzu fark ettirmeye dikkat etmeliyiz.

Cinsel istismardan sözedebilmek için çocuğumuzla bu kişi arasında en az 5 yaş fark olması gerekir. Kendi akranları ile yaptığı kendini tanımaya yönelik davranışlar veya cinsel şakalar cinsel istismar değildir.

İ. CEM KAYA
Psikolojik Danışman

2 comments:

Simten Ataç Konuk said...

Biz ebeveynler, ince bir çizgide yürüyoruz. Yeni bir nesil yetiştirirken; sizler gibi bizi yetiştirecek insanlara ulaşıp, destek alabilmek önemli gerçekten.
Teşekkürler.

Fisun said...

BBugunlerde bu yaziniz gercekten altin degerinde, biz de arkaaslarimizla bir seyler yapmak istiyoruz, kamuoyunu bilinclendirmek adina... Cocugumun yada herhangi bir cocugun basina birsey gelecek diye odum kopuyor, ama korkmak yerine hazir olmak ve basa cikmak daha onemli anladigim kadariyla... Bundan sonra blogunuzu daha sik takip etmeye ve faydalanmaya calisacagim... Tesekkurler